Tek Parti Döneminde Devletçilik & Türkiye’de Otoritarizmin Siyasal ve Ekonomik Temelleri
Hamit Emrah Beriş ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türkçülük ve milliyetçilik, devletin kurucu felsefesinin temel taşları olarak öne çıkıyordu. Resmî söylemde sıkça yer bulan bu kavramlar, ulusal kimliğin inşası ve dış politikadaki değişimlerle birlikte farklı anlamlar kazanmaya başladı. Özellikle iki dünya savaşı arasındaki dönemde, Türkçülük; Türklüğün köklü geçmişine vurgu yaparken, yurt dışındaki soydaşlarla kültürel ve siyasi bağların güçlendirilmesini savunan, Pan-Türkist eğilimleri barındıran bir yaklaşım olarak şekillendi. Milliyetçilik ise daha çok mevcut sınırlar içinde ülke bütünlüğünü korumayı amaçlayan, Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşlık temelinde bir arada tutulmasını öne çıkaran bir anlayışa dönüştü. Bu ayrım, dönemin siyasi ve toplumsal dinamiklerinin de bir yansımasıydı.