Riba ve Faiz
Mustafa Öztürk ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Sanayi Devrimi’nin ardından sermaye, ulusal refahın temel taşlarından biri olarak öne çıktı ve bu değişimle birlikte kredi sistemleri de hızla yaygınlaştı. Girişimcilik ve yatırımcılık kavramları birbirinden ayrılırken, üretim unsurları artık emek, toprak, sermaye ve teşebbüs olarak dörtlü bir yapıya kavuştu. Bu süreçte girişimcinin kazancı kâr, yatırımcınınki ise faiz olarak tanımlandı. Ancak faiz, özellikle geleneksel değerlere bağlı toplumlarda, din ile ekonomik yaşam arasında derin bir çatışma kaynağına dönüştü. Oysa tarih boyunca, dini ya da ideolojik itirazlara rağmen, faizsiz bir ekonomik düzenin varlığına rastlanmadı. Irving Fisher’ın da vurguladığı gibi, faiz karşıtı söylemler ne denli güçlü olursa olsun, insanlık faizli işlemlerden hiçbir dönem tamamen uzak kalmadı.