Korsan Yayınlarının Türk Ekonomisine Etkileri
Cemal Tuzcuoğulları ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
17. yüzyıl İstanbul’unda, yaz sıcağının kavurduğu bir Temmuz günü, şehrin kaderini değiştiren bir felaket yaşandı. Ayazmakapısı yakınlarındaki bir dükkânda unutulan köz, kuraklığın ve poyrazın da körüklediği alevlerle kısa sürede büyüdü. Surları aşan yangın, dar sokaklarda hızla yayıldı; ahşap evler, dükkânlar, hatta camiler birer birer küle döndü. İki gün süren bu dehşet, rüzgârın yön değiştirmesiyle son bulduğunda geride harap olmuş bir şehir ve binlerce kayıp kalmıştı. Dönemin tarihçileri, bu yangını "en büyük" anlamına gelen "ekber" sıfatıyla anarak, İstanbul’un o güne dek gördüğü en yıkıcı afetlerden biri olduğunu vurguladı. Kuru hava, sıkışık yapılaşma ve ihmalkârlık, felaketin boyutlarını daha da derinleştiren etkenlerdi. 1660 yangını, sadece bir felaket değil, aynı zamanda şehrin kırılganlığını gözler önüne seren bir dönüm noktası oldu.