Bütün Şiirleri 4 / Şükrü Erbaş
Şükrü Erbaş★★★★★
5.0 · 17 değerlendirme
Kitap Hakkında
Şükrü Erbaş’ın dizeleri, kaybın ve var olmanın sınırlarında geziniyor. Yalnızlık, bir evin boş odalarında yankılanırken, geçmişin gölgesi hep ensesinde: "Seni yalnız bıraktım" diye fısıldayan bir ses, mezardan bile dönüp geliyor sanki. Sabahın ilk ışıklarıyla gelen adam, ağzında çiy taneleri, konuşuyor durmadan; ama karşısındakinin dudakları "çocuklaşma" diye kıvrılıyor. Başını kaldırdığında gördüğü, pencere değil, sıralı kirpikler gibi uzanan çocuk ölüleri. Acıdan utanılır mı hiç? Gözlerinden süzülen yaşlar, zehir gibi yakıyor içini.
"Bizden geçti artık," derken, ölümün kucağında büyüyen çocukların bu ülkede nasıl soluk alacağını soruyor. Antakya’da, Vakıflı Köyü’nde kalpler sevgiyle atarken bile, ölüm düşüncesi nasıl sızıyor akla? Deniz kıyısına çağırıyor bir ses: "Gel, mavinin göğsünde uyut biraz korkularını." Fotoğrafların önünde iki kişilik bir yalnızlık: biri götürdüğün, öteki bıraktığın. Erbaş’ın.