Yemoş Hatun ve Çocukları
Hüseyin Çağlayan ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Yemoş Hatun’un torunu Mehmet, bebekken babasını bir toprak kavgası sonucu kaybeder. Annesi, kocasının cesedi soğumadan başka bir evliliğe adım atar, Mehmet’i yalnız bırakır. Göz yaşları, babası için değil, etraftaki ağlayan kadınlara öykünerek akar. Ermeni kökenli nenesi, Abdülhamit’in zulmünde iki çocuğunu ve eşini yitirmiş, Mehmet’i bu acı dolu evde büyütür. Yoksulluk içinde geçen günlerde Zara’yla tanışır; onunla birlikteyken ne açlık ne yalnızlık umurundadır. "Zara’m var ya!" derken dünyası ışıl ışıldır. Ama Zara’nın ölümüyle her şey karanlığa gömülür; sevinçleri, umutları, çiçek açan toprakları kuruyup solar. Kimi zaman kendi etrafında, kimi zaman uzak diyarlarda dönüp duran bir yaprak gibi savrulur Mehmet. Rüzgâr onu tanımadığı yüzlerin arasına, Roma’nın, Bizans’ın, Osmanlı’nın izlerini taşıyan İstanbul sokaklarına sürükler. Bir gece ansızın sarsılır ev; Fatoş’un "Deprem!" çığlığıyla uyanır. Duvardan.