Yaylada
Cemal Yılmaz ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Gece yarısı, sessizliğini yırtan bir patırtıyla sarsıldı yayla. Muhtar, evinin önünde duran gölgeyi fark ettiğinde, köpeğin hırçın havlamaları hâlâ kulaklarında çınlıyordu. Terden sırılsıklam olmuş adam, soluk soluğa kapıya yaslandı. "Höyük’ten geliyorum," diye fısıldadı, sesi titriyordu. "Düğün bahanesiyle toplanmışlar, ama ne düğünü bu? İki bin kişi, belki daha fazla. Tanımadığımız yüzler, bilinmez diller. Hepsi bir ağızdan bağırıyor: ‘Yakın! Asın!’ Mazot bidonları, gazyağı şişeleri ellerinde. Sizin köyü hedef almışlar, muhtar. Bizimkilerse habersiz, uyuyorlar hâlâ."
Muhtarın yüzü asıldı. Dışarıda, ay ışığının altında uzanan vadiler, bir anda tehditkâr bir gölgeye bürünmüştü. Adamın anlattıkları, yıllardır barış içinde yaşayan yaylaya karanlık bir gölge düşürüyordu. Acaba bu gece, her şey değişecek miydi?