Yavaşlığın Keşfi
Sten Nadolny ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Küçük bir sandalla sürüklenip ıssız bir kum adasına savrulduklarında, kara parçası en az üç kilometre uzakta, gözden ırak bir noktadaydı. Kaptan, yardım çağırmak için Sydney’e doğru yola çıktığında, mürettebatın yüzünde umutsuzluk belirmeye başlamıştı bile. Ada, deniz seviyesinden zar zor yüksekti; erzakları da tükenmek üzereydi. Kimse kaptanın geri dönebileceğine inanmıyordu. Tam elli üç gün beklediler. Peki ya Franklin? O, umudunu asla yitirmedi. Hatta adeta burada ömür boyu kalacakmış gibi, düzen kurmaya koyuldu. Kumsal meclisi onu lider seçtiğinde, isyanın eşiğine gelmişlerdi. Franklin ise, acele etmenin anlamı olmadığını, yavaş bir başkaldırının bile hızlı bir ayaklanmadan daha iyi sonuç vereceğini anlattı. Herkesin söz hakkı olduğu bu meclis, Fransız usulü bir yönetim gibiydi belki, ama bu ıssız kum yığını için işe yarar gibi görünüyordu.
Franklin’in ilk işi, erzakları yükseltmek için iskeleler inşa.