Virdizeban
Erdinç Yıldırım ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Dilsizliğin yükü bin yıllara yayılmış, dudaklar sanki mühürlenmiş gibi. Taş putların bilekleri keskin çelikle yarılmış, damarlardan süzülen kan değil, yüzyılların isli tozu akmış. Unutulmuş rüzgârlar fısıldar: Bizi öldüren, suskunluğumuzmuş. Bir ses yükselir ansızın: Korkma! Başını kaldır, haykır içinden kopanı. Sen bağırırsan karanlık dağılır, zaman bir anlığına duraksar. Atlas’ın omzundaki dünya sarsılır, yerinden oynar. İnsan, sahte dünyanın yamalı bir dekorundan ibaret değil mi zaten? İçindeki o sesi duy, öteki seni çağırıyor. Haykır ki, zincirler kırılsın.