Varlık Anlayışından Ahlâkî Temellere İSLAM’DA EKOLOJİ - RECEP ARDOĞAN

Varlık Anlayışından Ahlâkî Temellere İSLAM’DA EKOLOJİ

RECEP ARDOĞAN
Sayfa256
KategoriRoman
Yayıneviklm yayınları
ISBN9786258386226
DilTürkçe
FormatPDF / EPUB
RomanDin
ÜCRETSİZ İNDİR

Kitap Hakkında

Evrende bir atomun yapısından gezegenlere ve yıldızlara, bir hücreden dünyadaki ekosistemin bütününe kadar her şey, insanda hayranlık uyan­dıran eşsiz bir tasarım ve mükemmel bir düzen içindedir. Bu düzen içinde kimi sapmaların bulunması ve bunların insanların tutum ve davra­nış­la­rından kaynaklanması, insan-çevre ilişkilerini ilmî ve fikrî bo­yutlarıyla ele almayı gerektirmektedir. Sanayi devrimi sonrasında sanayileşme ve hızlanan teknolojik gelişmeler, 20. yüzyılda da teknolojilerin insan hayatı üzerinde çok etkin bir konuma geçmesinin çevre üzerinde çeşitli olumsuz et­kileri de olmuştur. Bu etkiler arasında görmezden gelinemeyecek bo­yutlara ulaşan şu gelişmeleri sayabiliriz: Sanayi atıklarının çev­re sağlığını ve hatta doğrudan bireylerin yaşamını tehdit edici bo­­yut­lara varması, küresel ısınma, çölleşme, orman­ların kaybedil­me­si, toprak erozyonu, iklim değişikliği, içme suyu kaynak­ları­nın azal­ması, su kaynakları ve hava kirliliği, her biri doğal dü­zen­de in­­san­lar tarafından bilinen veya henüz anlaşılamayan belli işlev­le­re sahip olan türlerin yok olması, üçüncü dünya ülkelerin­de­ki aç­lık ve kuralık so­runu… Bugün insan aklı, insan hayatına bü­yük bir çeşitlilik katan ancak do­ğa­daki biyolojik çeşitliliğe bü­yük zarar veren ve insan-dışı canlıların yaşam alış­kanlıklarını do­ğal olmayan biçimde değiştiren teknolojiler üret­miş; üzerinde ya­şa­dığı ge­ze­genin yapısında değişime yol açacak bir sürece girmiştir. Çağımızda giderek yaygınlaşan depresyon olgusunun nedenlerin­den biri de fiziki çevrenin insanın yapısına uygunsuz bir niteliğe bürün­me­ye başlamasıdır. Kırsal alandan kentlere gidildikçe ruhsal çökkünlük­lerin da­ha çok görülmekte olduğu da söylenebilir. Bunun bireyin sosyo-kül­türel çevre koşulları yanında fizikî çevre şartları ile de sıkı bir ilişkisi var­dır. Bu­rada şu sonuca rahatlıkla varılabilir: İnsanoğlu, tüm yeteneklerinin dengeli biçimde serpildiği bir çevre içinde, çevreyle uyumunu koruyarak varoşunu gerçekleştirdiği ve çevresine olumlu etkilerde bulunabildiği sürece sağlıklı bir bütün olabilir. Sorunun ortaya konabilmesi için çevrebiliminin terimleri ve kavramlarını, ardından çevre sorunlarını doğuran olayların arkasındaki zihniyet değişimini ve zihniyetin temel unsurlarını açıklayacağız. Bu kitapta İslam’ın tabiî çevreye bakış açısı, seküler yaklaşımla da karşılaştırması yapılmak suretiyle, ayetler ve Müslüman ilim adamlarının yorumları ışığında ele alınacaktır. Başka bir ifadeyle, ekolojik denge ve çevre sorunları bağlamında tabiat üzerine kelam, yani çevre teolojisi yapılacaktır. Çünkü dinlerin, felsefenin ve özellikle de kelamın varlık ve değer, doğa ve hayatın anlamı, insan-doğa ilişkileri hakkındaki imalar içeren düzenlilik, gayelilik ve teodise gibi konulardaki birikimleri dikkate alınmaksızın çevre sorunlarının fikrî kaynaklarını anlama ve bir çevre ahlakı ortaya koyma çabaları eksik kalacaktır. Bu çalışmanın bir amacı da insanlığın içinde yaşadıkları vasatı yaşana­maz hâline getirmemek için doğadaki varlıklarla nasıl ilişki kurmaları ge­rek­tiğine ilişkin olarak İslam’ın ahlak anlayışını ortaya koymak, bu anla­yı­şın dayandığı temelleri ve bu temellerin gerektirdiği ilkeleri tespite çalış­mak­tır. Bunun için günümüze değin insan-doğa ilişkilerini konu edinen çevre ahlakı konusunda kimi ilim adamları ve düşünürler tarafından ileri sürülen görüşleri ve çeşitli dinlerin ortaya koyduğu yaklaşımları ele almak ve değerlendirmek de bu amacın gerçekleşmesi için gerekli bir inceleme alanıdır.

Benzer Kitaplar

ÜCRETSİZ İNDİR