Ulus - Devlet ya da Halkın Egemenliği
Mehmet Ali Ağaoğulları ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Modern siyaset düşüncesinde devlete dair köklü bir dönüşüm, Jean-Jacques Rousseau’nun fikirleriyle gerçekleşir. Onun yaklaşımı, Thomas Hobbes’un devlet anlayışını derinleştirerek halkı merkeze alır: Egemenlik artık halka aittir ve devlet, bu egemenliğin somutlaşmış hâlidir. Halkın iradesiyle şekillenen devlet, demokrasinin özünü taşır ve bir bütün olarak var olur. Zamanla halk kavramının yerini ulus almaya başladığında ise "ulus-devlet" adı verilen yeni bir yapı ortaya çıkar. Rousseau ve Sieyès’in teorileriyle temellenen bu model, Fransız Devrimi ile tarih sahnesine adım atar. Ancak Jakobenlerin devrim sürecindeki "özgürlüğün zorbalığı" uygulaması, ulus-devletin merkezi iktidarının ne denli sert bir biçim alabileceğinin ilk örneklerinden birini sunar.