Türk Sosyolojisinin Ana Sorunları
Baykan Sezer★★★★★
4.0 · 17 değerlendirme
Kitap Hakkında
Osmanlı’nın son dönemlerinde Batı’yla kurulan temaslar, zamanla bir düşünce dönüşümüne evrildi: İmparatorluğu ayakta tutmanın tek yolu, Avrupa’nın bilgi ve yaşam biçimini benimsemekten geçiyordu. Bu süreçle birlikte sosyoloji de Türk topraklarına adım attı. Ne var ki, sosyolojinin burada kök salabilmesi için yalnızca dışarıdan aktarılan kavramlarla yetinmek yeterli değildi. Kendi toplumsal gerçekliğimizi anlamak, yerel sorunlarımıza uygun yöntemler geliştirmek ve bunları bütüncül bir bakışla ele almak gerekiyordu. Çünkü yöntem, olayların özüne inmek için bir araçtan ibarettir; gerçekler, yöntemi belirler, tersi değil. Türk sosyolojisinin asıl yükümlülüğü, toplumsal olguları parçalar halinde değil, bir bütün olarak kavrayıp derinlemesine açıklamak, bu sayede yeni kuramsal çerçeveler inşa etmektir. Ancak bu şekilde elde edilen bulgular, anlamlı bir yoruma kavuşabilir ve topluma gerçek bir ışık tutabilir.