Türk Hikayesinde Millî Kimlik İnşası (1922-1940)
Arş. Gör. Fatih Dinçer ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türk hikâyesi, toplumsal dönüşümün aynası oldu. Modernleşme sürecinin getirdiği değişimler, edebiyatı da etkisi altına alırken yazarlar, Batı’dan esinlenen anlatı teknikleriyle yeni bir toplumun inşasına katkı sunmaya çalıştılar. İmparatorluğun çözülüşü ve ulus devletin doğuşu, Osmanlı, İslam ve Türk kimlikleri arasında bir denge arayışını beraberinde getirdi. Bu arayış, millî bilincin şekillenmesinde önemli bir rol oynadı.
1920’lerden 1940’lara uzanan dönemde, Türk aydını, yıkım ve kuruluş arasındaki gerilimi hikâyelerine yansıttı. Millî kimlik, sadece edebiyatın değil, devletin de temel tartışma konularından biri haline geldi. Siyaset, ekonomi ve tarih ekseninde şekillenen bu yeni kimlik arayışı, hikâyenin sınırlarını genişleterek birey ve toplum arasındaki bağı güçlendirdi. Yazarlar, modernitenin getirdiği değerleri eserlerinde işlerken, aynı zamanda geçmişle gelecek.