Taht Şehrinde Zaman
Erk Acarer ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Sıcak, dayanılmaz bir öğle vaktiydi. Sarı İhsan, susuzluktan kavrulan dudaklarına değen o buz gibi damlaları umutsuzca beklerken, cellat Kara Ali’nin sesi kulaklarında çınlıyordu: "Suyu hak edecek tek bir söz mü yok ağzında?" İhsan’ın cevabı yoktu. Yüzü, Osmanlı tokadının izleriyle şişmiş, kan içinde kalmıştı; ama acıya teslim olmamıştı. Cellat, adamın bu inatçı sessizliği karşısında şaşkındı. Şimdiye dek karşılaştığı en zorlu mahkûmdu İhsan. Dişleri sökülürken, tırnakları çekilirken bile tek kelime etmemişti. Kara Ali, onu konuşturamayacağını biliyordu; yine de işini sonuna kadar yapacaktı. İhsan’ı çıplak, iki arşınlık bir kalasa bağlamış, sinirlerini bir bir koparmaya başlamıştı. Çığlıkları, etrafı saran kurtların ulumalarını bile bastırıyordu. Ama İhsan, sırrını vermeyecekti. Hiçbir şey, onu susturamayacaktı.