Sürgün Sultan
Zekeriya Yıldız ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Rüzgâr, Nice’in dar sokaklarında uğulduyor, ağaçları kökünden sarsacak kadar güçlü esiyordu. Soğuk, kemiklerine işlemişti; caddeler bomboştu. Geniş bulvarın köşesinde, eski püskü bir paltoya bürünmüş adam, elektrik direğine yaslanmıştı. Cebinden çıkardığı kirli mendille burnunu silerken, sararmış dişleriyle sırıttı. Tam o sırada karşı kaldırımdan gelen şişman bir adam, rüzgârın kapıp götürdüğü şapkasının peşinden koşarken tökezleyip düştü. Yerde debelenirken homurdanmaya başladı: "Ne gülüyorsun be adam, senin halin daha beter!" Gülümsemesi bir anda solan adam, mendili cebine tıkıştırdı. Etrafında dönen bu garip oyun, sanki kaderin cilvesi gibiydi.