Suret & Göldeki Ev
Büşra Şahin ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Dağdan inen adamın sakalı öylesine uzundu ki, yüzünü neredeyse kapatıyordu. Gözleri yaşlı, sesi titriyordu. Bilinmedik bir dille konuşmaya başladı; sözleri anlaşılmasa da kalabalığı derinden etkiliyordu. Sanki her kelime, havada asılı kalmış bir sır gibiydi. Durmak bilmedi, durdurulmadı da. Birden koşmaya koyuldu, ter içinde buğday tarlasının ortasında durdu. Peşindeki kalabalık da onu izliyordu. Balataban, adamla göz göze geldiğinde içine bir kuşku düştü. O ise umursamadı bile. "Bu benim, sadece benim!" diye bağırdı tarlayı işaret ederek. Nedenini açıklamadı, kimse de sormadı. Garip bir sessizlik çöktü ortalığa. Adam, eline geçirdiği taşlarla tarlanın etrafını çevirmeye başladı. Dağdan getirdiği sözler, "Bu benim!" diye yankılanıyordu. İnsanlar, saf bir teslimiyetle kabullendi bu iddiayı. Tarlayı ona bırakıp uzaklaştılar. Özgürlüğün yerini zincirler alıyordu yavaş yavaş. Balataban dayanamadı: "Durun!".