Suret
Alperen Çağatay Serdaroğlu★★★★★
4.0 · 13 değerlendirme
Kitap Hakkında
Dağdan inen adamın sakalı uzundu, gözleri nemliydi. Bilinmez bir dilden dökülen sözcükler, tuhaf hareketlerle birleşince etrafındakileri büyülemişti sanki. Ne dediğini anlamayan kalabalık, suskun ve dalgın, onu izliyordu. Adamın çığlıkları, koşuşturması, ter içinde bıraktığı bedeniyle durduğu buğday tarlasında birdenbire duruverdi. "Bu benim, sadece benim!" diye haykırdı, tarlayı sahiplenircesine. Şaşkın bakışlar altında taşlarla sınırlarını çizmeye başladı toprağın. Kimse karşı çıkmadı, itiraz etmedi. Sanki o an, sessizlikle birlikte yeni bir kural doğuyordu.
Balataban ise dayanamadı bu suskunluğa. "Durun!" diye bağırdı. "Bu toprak hepimizin, Tanrı’nın armağanı. Meyveler, bitkiler ortak değil mi?" Sesi, tarlanın ortasında yankılandı. Ama artık çok geçti. İnsanlar çekip gitmişti. Özgürlüğün yerini, görünmez zincirler almıştı bile.