Surdibi’nde Çilingir Muhabbeti
Jale Sancak ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Ayvansaray’ın arka sokaklarında, Surdibi’nin dumanlı meyhanelerinde zaman durmuş gibi akar. Sabih’in öfkesiyle parçalanan şişenin cam kırıkları mezar taşına saçılırken, elif harfinin yarısı göğe savrulur, diğer yarısı toprağa karışır. Gülsen, ikindi vaktinin loş ışığında boşluğa eski sevgilisinin yüzünü çizer; Agora Meyhanesi’nin eski garsonu Pisbıyık Necdet’i, ilk aşkın acı tatlı anılarını. Bıçaklanmış kalpler, meyhanenin duvarlarına sinmiş çığlıklar, hıçkırıklar ve kahkahalar... Beyoğlu’nun gedikli içkicileri, Galata’nın gamlı saatleri, Kuzguncuk’un sokaklarında dolaşan Can Yücel hayaleti, uçuşan kuşlar, çilingir sofraları... Her şey bir rüya gibi bulanık, her şey bir yangın gibi yakıcı. Bu hikâye, sefaletin ve tutkunun kol gezdiği sokaklarda, unutulmuş bir gölün kıyısında başlıyor.