Sur ve Sır
İbrahim Tığ ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Hangi dağlar aşılır at sırtında, hangi bilinmez sulara varır göçen yolcu? Toprağın bağrına saklanan ölüler, hangi fermanların gölgesinde unutulur? Hanlarda sabaha dek bekleşenler, masallarını anlatırken kaç kez kanatları kırık bir kuş misali düşer sessizliğe. Anneler, ağıtlarını çürütür ağızlarında; babalar, tarihin kara gölgesinde yas tutar. Yoksulluk, gömleğine sarıp sarmalar acıyı. Kaç kervan geçti bu topraklardan, kaç gece tütünsüz kaldı ateş başında? Yol, canın en ince parçasıdır belki de – annenin yüreği, toprağın derinliği. Sözcükler, çığlıklarla buluşurken hangi sırları saklar bu yolculuk?