Sil Baştan
Müge İplikçi★★★★★
3.0 · 26 değerlendirme
Kitap Hakkında
Garın sabah telaşı Nebiye’nin peşini bırakmazken, simit tezgâhının ardındaki Hacer, genç kadının uzaklaşan sırtına uzun uzun bakar. Sanki içinden geçenleri söyleyememiş, sadece başını sallayıp "Dönünce anlatırım" diye geçiştirmiştir. Oysa gözleri, garın camlarından süzülen ışıkta donup kalır: "Dönmeyecek ki..." Bir anlık sessizliği, iki yolcunun neşeli sesi bozar. "Abla, iki simit verir misin?" Genç kadının adı Serin’dir, ama Hacer’in aklına hiçbir şey çağrıştırmaz bu isim. "Günlerdir arıyorum, ne oldu acaba?" diye fısıldayan sesi, ansızın çalan polis sireniyle kaybolur gider. Tozlar, sesler, görüntüler birbirine karışır.
Nebiye, her şeyi silip yeniden başlama takıntısı olan bir edebiyat öğretmenidir. Gördüğü her toz zerresi, onu daha da bunaltır; sildikçe çoğalır, kaçtıkça yakalanır. Müge İplikçi, *Sil Baştan*’da kaderlerin silinip yeniden yazıldığı bir dünyaya kapı aralar. O dünyada, hepimizin sesini.