Sanrı ve Düş
Sigmund Freud ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Düşler, insanlığın en eski gizemlerinden biri. Binlerce yıl öncesinde yaşayan atalarımız da bugün bizim gibi gece karanlığında bilinmeze yolculuk etmiş, gördüklerini anlamlandırmaya çalışmış. Eski uygarlıklar düşlere kutsal bir anlam yüklerdi; gelecekten haber veren işaretler olarak görür, savaş kararlarını bile bu gizemli imgelerin yorumuna bırakırlardı. Tıpkı bugün keşif uçaklarının strateji belirlemesi gibi, antik çağda da krallar ve komutanlar düş yorumcularının kapısını çalar, onlardan aldıkları yanıtlarla adımlarını atarlardı.
Peki düş nedir? Basit bir tanımla açıklamak kolay değil. Ancak şu kesin: Düşler, uykunun derinliklerinde şekillenen, uyanıkken yaşadıklarımızdan farklı ama onlarla iç içe geçmiş bir ruhsal deneyim. Aristoteles’in de dediği gibi, düş görmek uyku halinin bir parçası – hem tanıdık hem yabancı, hem gerçek hem kurmaca. Zihnin gündüzün perdelerini aralayıp bilinçaltının kapılarını araladığı anlar...