Şair
Osman Demir ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Ölüm, ansızın Şair’in evi kapısına dayandığında vakit gece yarısını çoktan geçmişti. Dışarıda yağan yağmurun sesi, içeriden süzülen loş sarı ışıkla birleşince odayı adeta bir sonbahar akşamına çevirmişti. Rüzgârın camlara sürtünen hışırtısı, sanki sayfalar arasında gezinen parmakların fısıltısı gibiydi. Kapıyı aralayıp içeri adım attığında, gözlerine inanamadı. Dört bir yan, Şair’in anlattığı her şeyin resimlerine bürünmüştü: gece kadar koyu, düz saçlar, kahve kokusunu taşıyan derin bakışlar, gülümsemelerinde saklı gamzeler ve karanlığı delen ay kadar parlak yüzler... Duvarlar, bu yüzlerden yüzlerce, belki binlerceyle kaplıydı; her biri, sanki zamanın durduğu bir anı dondurmuştu. Ölüm, bu sessiz kalabalığın ortasında, bir şairin yalnızlığını ve sonsuzluğunu aynı anda hissetti.