Rüzgar Dolu Konaklar
Bejan Matur ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Annemiz, doğduğumuz günlerde bizim için hazırladığı sandıklara gümüş aynaları, lacivert taşları ve Halep’ten gizlice getirilen kumaşları özenle yerleştirirdi. O sandıklar, zamanla yalnızca eşya değil, çocukluğumuzun sessiz tanıkları oldu. Rüzgârın uğultusu arasında konakların duvarları fısıldar gibiydi; annemiz, karanlıkta kaybolmamamız için o günlerin izlerini bizimle paylaşmak isterdi. Ama kanımızın sırtımızdan süzülüp aktığı o uzun ırmağa bırakıldığımızda, onun bu kadarını bile dilemediğini anladık. Bu yüzden, annemiz uyurken sessizce uzaklaştık, sulara karıştık. Artık o sandıklarda kalan sadece çocukluğumuz değil, bir daha dönmemek üzere terk ettiğimiz bir geçmişti.