Ruhuma Dokunan hayalet
Ulduz Makh ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Anaida’nın dünyası, daha ilk nefesini aldığından beri bilinmeyen seslerle, ezgilerle örülüydü. Zihninde yankılanan bu çağrılar, onu kaçınılmaz bir yazgının eşiğine sürüklüyordu. Lanet, büyükannesinin ihanetinin izlerini taşıyan bir gölge gibi peşini bırakmıyordu. Artık biliyordu: Ya bu zinciri kıracak ya da sonsuza dek Efendi’nin Diyarı’na hapsolacaktı. Orası, ruhlarla bedenlerin amansız bir savaş verdiği, kaybedenin yok oluşla cezalandırıldığı bir evrendi. Ruhlar galip gelirse huzur egemen olacak, bedenler hüküm sürerse ise evren karanlığa gömülecekti.
Anaida’nın tek umudu, Hayalet Adam’a sığınmaktı. Onunla arasındaki bağ, asırlar öncesinden yazılmıştı sanki. İki farklı bedende yaşayan, aynı lanetin yükünü taşıyan iki ruh... Bu bağ, bir mühür gibi kırılmalıydı. Aksi halde felaket, onlarla birlikte başlayacaktı. Peki, bu hikâyede gerçek olan neydi? Anaida mı, yoksa o görünmez dünyanın sesleri mi? Cevap,.