Psomati'dan Samatya'ya & Bir Bizans Semtinin Hikayesi
Orhan Türker ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
İstanbul’un köklü semtlerinden Samatya, zamanın derin izlerini taşıyan sessiz bir tanık gibi durur. Bizans döneminde imparatorların zafer alaylarıyla geçtiği Altın Kapı’nın gölgesinde, kiliseleri ve manastırlarıyla seçkin bir yerleşim yeriydi. Rumca bağrışlarıyla renklenen pazarları, sebze meyve tezgahları ve Fardis Dromos’un canlılığıyla bir dönem İstanbul’un nabzını tutan bu semt, artık eski günlerinin yankılarını yalnızca anılarda saklıyor. Kocamustafapaşa’nın tren istasyonu olarak anılmaya başladığı bugünlerde, Samatya’nın benzersiz dokusu, şehrin tekdüze akışına karışıp kaybolmuş gibi.
Orhan Türker, tarihe tanıklık eden bu semtin hikayesini, dizinin on birinci kitabında yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Geçmişin izlerini sürerken, Samatya’nın unutulmaya yüz tutmuş kimliğini, kültürel zenginliğini ve dönüşümünü satırlara döküyor. Eski ile yeninin kesiştiği bu topraklarda, bir zamanların canlılığını ve.