Pinyata
Fatma Pekşen ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Odanın düzeni yerli yerindeydi, tek bir ayrıntı dışında: yatağın üzerinde unutulmuş eflatun pijamalar. Küçük masanın üstündeki kitapların arasında duran not ise içini ürpertti. "Sonun geldi T!" yazıyordu. Dünkü satırların üzerine kocaman bir çarpı atılmış, altına da "Artık burada değilsin" cümlesi iliştirilmişti. Etrafta kesici bir alet yoktu, ama bu notun kayıp bıçakla bir ilgisi olabilir miydi? Pİ-Çİ-Dİ ekibi olarak her biri kendi derdine düşmüştü: biri okuldan kaçamıyor, diğeri burkulan ayağıyla zor yürüyor, öteki ise hesaplarıyla boğuşuyordu. Amfiye son giren o olmuştu sanki. Sıraların arasında ilerlerken herkesin ona baktığını hissediyordu. Çantalarının ağırlığı omuzlarını değil, yüreğini eziyordu. Keşke bu yükü taşıdığını bilselerdi... Birden gözüne ilişen şeyle donup kaldı: çiçeklerle süslenmiş bir kalp, ortasında kendi fotoğrafı. Altında ise "Önemli bir işin olmadıkça, bundan sonraki her doğum.