Ortaçağda İstanbul & Altıncı ve On Üçüncü Yüzyıllar Arasında Konstantinopolis'in Kentsel Gelişimi
Paul Magdalino★★★★★
5.0 · 17 değerlendirme
Kitap Hakkında
İstanbul’un ortaçağdaki serüveni, antik dünyadan miras kalan bir kentin nasıl zamanın sınavlarından geçerek dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Altıncı yüzyıldan itibaren Konstantinopolis, sağlam altyapısı ve köklü kurumları sayesinde çalkantılı dönemlerde bile ayakta kalmayı başardı. İmparatorluk sarayı, kiliseler, limanlar ve pazarlar, "Karanlık Çağlar" olarak adlandırılan dönemde bile işlevlerini sürdürdü; hatta sonraki yüzyıllarda kentin yeniden canlanışında temel model oldular. Onuncu yüzyıla gelindiğinde, manastırların ve soylu konaklarının yükselişi, Haliç’in ticari hayatındaki değişimlerle birlikte kente yeni bir çehre kazandırdı. Ancak bu dönüşüm, var olan kentsel çekirdeğin etrafında şekilleniyordu.
Ne var ki 1204’te Dördüncü Haçlı Seferi’nin getirdiği yıkım, bu sürekliliği derinden sarstı. Yağma ve yangınlar, kenti harap ederken, Bizans’ın son iki yüzyılında Konstantinopolis, merkezi otoritesini.