Nasreddin
Hüsnü Arkan★★★★★
5.0 · 19 değerlendirme
Kitap Hakkında
Hâce’nin evi, Akşar’ın en gösterişli konağı sayılmazdı. Gençliğinde Hayranî Hazretleri’nin desteğiyle bu topraklara adım atmış, bir dönümlük arsanın kullanım hakkını Konya sarayından bağışlanan bir müridin cömertliğiyle elde etmişti. Üzerindeki tek göz, harap kulübe, çilehanelerin soğuk ve karanlık havasından farksızdı. Hayranî’nin teklifiyle mülk edinme fırsatı doğduğunda, Hâce günlerce tereddüt etmiş, uykularını kaçırmış, kabul etmenin yükünü tartmıştı. O dönemde yaşam, bugünkü kadar basit değildi; bazı insanlar, şeyhin lütfu bile olsa, bir hediyeyi kabul etmenin ardındaki gizli bedelleri düşünerek kıvranıp dururlardı.
Hüsnü Arkan, bu romanında okuru Selçuklu ve Moğol çatışmalarının gölgesindeki Akşar’a, yani bugünkü Akşehir’e götürüyor. El değiştiren kentler, kanlı iktidar kavgaları, tutkulu aşklar, ihanetler, esaret ve cinayetlerle örülü bir dönemin insanı hikâyelerini, o günün dili ve bakış açısıyla.