Nasirüddin Şah
Süleyman Nazif ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Tahran sokakları, o gün tarihe kazınacak bir dehşete tanıklık etti. Cellatlar, bedenleri bıçakla yarılmış, açık yaralarına pamuk doldurulup ateşe verilmiş kadın ve çocukları zincirlerle sürüklüyor, kırbaçlarla yürütüyordu. Acı içinde kıvranan bu masumlar, bir ağızdan "Biz Allah'a aitiz ve şüphesiz O'na döneceğiz" ayetini okurken, kimileri daha yolda can verdi. İran Şahı, inancına düşman gördüklerinin hayatına bu vahşi yöntemlerle son vererek intikamını almıştı. Ne var ki, işkencenin dehşeti bile Bâbîlerin imanını sarsamadı; aksine, bu zulüm onları daha da güçlendirdi. Çünkü hiçbir kılıç, hiçbir işkence, bir fikri yok edemezdi. O fikir, Kurretül-ayn ve beraberindeki şehitlerin kanlarıyla beslenerek büyüdü. Ve tam kırk dört yıl sonra, ilahi adalet Nâsırüddin Şah'tan bu hesabı sormakta gecikmedi.