Montano Hastalığı
Enrique Vila Matas★★★★★
4.0 · 13 değerlendirme
Kitap Hakkında
Edebiyatın kendisi bazen bir tutkuya, bazen de bir lanete dönüşebilir. Montano’nun başına gelen de tam olarak bu: Yazmaktan vazgeçen yazarları konu alan romanını tamamladıktan sonra, bir daha tek satır bile yazamaz olur. Babası ise zaten çoktan edebiyatla gerçekliği birbirine karıştırmış, sokakları kitap sayfalarına, anılarını edebi göndermelere dönüştürmüştür. Bu iç içe geçmiş dünyada, türler bile bulanıklaşır; günlük notlar felsefi düşüncelere, anılar alıntılara karışır. Okur, bir labirentin içinde bulur kendini; her adımda yeni bir gönderme, her satırda beklenmedik bir dönemeç çıkar karşısına. Yine de hikâye, bu karmaşanın içinde canlılığını yitirmez. Borges’in seveceği türden bir roman olduğunu söyleyenler haklı olabilir: Hem bir edebiyat eleştirisi, hem bir yazarın iç hesaplaşması, hem de okuru sürükleyen bir macera. Seda Ersavcı’nın İspanyolca aslından çevirdiği bu metin, Vila-Matas’ın benzersiz.