Mezar Taşı
Seyyat Aran ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
20. yüzyılın sonlarında, Dağlık Karabağ’da yaşanan acı olaylar belleklerden silinmedi. Seyyat Aran, bu kara günlerin bir tanığı olarak, gözleriyle gördüğü zulmü ve yüreğinde taşıdığı hikâyeleri kâğıda dökmüş. *Mezar Taşı*, savaşın gölgesinde hayatta kalmaya çalışan bir ailenin dramını anlatıyor. Ağabala Usta’nın atölyesi, şehit düşen evlatları için mezar taşı yontanların uğrak yeri haline gelmiş. Her gelen, kaybettiği yakınını bir taş parçasına sığdırmaya çalışırken, Usta’nın kendi oğlu da Şuşa’da toprağa düşmüş. Elleriyle yonttuğu oğlunun heykeli, öylesine canlı ki, görenler "Bu mezar taşı değil, sanki insan!" diye fısıldar. Mikail ise liseyi yeni bitirmiş, üniversite hayalleri kurarken vatan savunmasını seçmiş. "Ders mi çalışalım, yoksa atalarımızın mezarını mı koruyalım?" diye soran genç, babasının bakışlarını dondurur. Bu sözler, bir neslin nasıl da hızla büyüdüğünü, acının nasıl olgunlaştırdığını gösterir.