Mevlana Celaleddin Rumi
Rıza Süreyya ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
İnsanoğlu, eşsiz bir çelişkiler yumağıdır. Bir yanıyla toprakta sürünen bir solucan, öte yanıyla göklere uzanan bir melektir. Bu ikili doğa, insanı hem yücelten hem de alçaltan bir mücadele alanıdır. Mevlana’nın gözünden bakınca, bedenin arzularıyla ruhun kanatları arasındaki gerilim, aslında bir seçim meselesine dönüşür. Toprağa saplanıp kalmak mı, yoksa göğe yükselmek mi? Servet, güç, şan; bunlar yaşlı bir adamın bastonu gibidir – genç ve güçlü olanın sırtında yükten başka nedir ki?
Gerçek zenginlik, hazineler biriktirmek değil, hazinelerin seni aradığı bir varlık olmaktır. Dünya, senin peşinden koşsun; sen onun ardında sürüklenme. Akıl, her şeyi bilmek değil, bilgeyi bulabilmektir. Hasta, kendi derdine derman olamaz ama en azından hekimin kapısını çalacak basireti gösterebilir. Mevlana’nın sözlerinde, bu basiretin peşine düşmek vardır: Kendini tanımak, yolunu bulmak ve sonunda o yolda yürümek. Çünkü.