Meşa Dengize
Murat Çiçek ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Bir adam, etrafını saran arıların uğultusuyla uyanır. Kovanın yedi katmandaki bal petekleri, gün ışığında altın gibi parlar. Her sabah yaptığı gibi arıları tek tek kontrol ederken bir şey dikkatini çeker: Deniz Arısı kayıp. Oysa sesi hâlâ kulaklarındadır, sanki arının kanat vızıltısı havada asılı kalmıştır. "Deniz Arısı benimleydi, şimdi yok," diye mırıldanır kendi kendine. Adam, arının peşinden gider; bir iz, bir koku, bir işaret arar. Yolda, Deniz Arısı’nı tanıyan biriyle karşılaşır. Adamın anlattıklarına göre, arı bir çobanın peşine takılmış, sürüyle birlikte ovaya inmiş olabilir. Onu bulmak için çayırlığa yönelir. Çalılıkların arasında bir delik görür, içine eğilir. Delikten taze ekmek kokusu gelir, yerde de bir avuç buğday tanesi saçılmıştır. Adam, gün boyu arının izini sürerken, ekmek kırıntılarını takip eder. Her adımda, Deniz Arısı’nın sesi daha da yakınlaşır gibi olur.