Merhametin Mavisi
Vuslat Müzeyyen Dursun ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Kalabalıkların içinde kaybolup gitmek, aslında hiç kimseyle gerçekten karşılaşmamak gibi bir şey. Her gün aynı sahneyi tekrarlamak: yapmacık gülümsemeler, zoraki sohbetler, anlamayan gözler. İçindeki fırtınayı görmeyen, sessiz çığlıklarını duyamayan bir dünyada, suskunluğa mahkûm olmak. Beden uyuşuyor, ruh ise çaresizce kıvranıyor; gülmek, dinlemek, varmış gibi yapmak... Oysa kimse fark etmiyor gözlerindeki donukluğu, belki de fark etmemeleri daha iyi. Çünkü acı, artık sıradan değil; bir yük gibi taşınan, özgür bırakılmayı bekleyen bir şey.
Keşke bir ormanın derinliklerinde, dağların ıssızlığında kaybolabilse. Kimsenin görmeyeceği bir köşede, gözlerindeki yaşları, içindeki kırgınlığı serbest bırakabilse. Günlük hayatın tekdüzeliğinden, herkes gibi olmanın zorunluluğundan kaçmak istiyor. Ruhunu zincirlerinden kurtaracak bir yer arıyor; belki de özgürleşmenin tek yolu, derinlerde kaybolmak.