Meragalı Abdülkadir
Mustafa Necati Sepetçioğlu★★★★★
5.0 · 9 değerlendirme
Kitap Hakkında
Timur’un gölgesi altında solan bir dünyada, seslerin ve nefeslerin susturulduğu bir dönemde, Meragalı Abdülkadir’in iç hesaplaşması başlar. Tanrı’ya seslenişi, bir yakarıştan çok, varoluşun derinliklerinde kaybolmuş bir arayıştır. Boynuna geçen yağlı ip, bir son değil, bir yanlışın itirafıdır sanki. “Sana ipte değil, seste gelmeliydim” diye fısıldar kendi kendine; çünkü gerçek yol, sessizliğin kucağında ısınan nağmelerde gizlidir.
Ardaşir’in davulu susmuş, Kudbettin’in neyi kırılmıştır. Sıra ona gelmiştir artık: bestekâr, müzik bilgesi, bilinmeyen sazların ustası. Timur’un pençesindeki bu dünyada, sanatın ve ruhun sesi boğulmak üzeredir. Peki, geriye ne kalacak? Bir zalimin zaferi mi, yoksa insanın içindeki o bitmeyen arayış mı? Abdülkadir’in son sözleri, bir isyan kadar hüzünlü, bir teslimiyet kadar güçlüdür: “Dünyaya layık gördüğün kudret o mu olmalı?” Cevabı, belki de hiç duyulmayacak bir ezgide saklıdır.