Mavinin Sustuğu Yer
Yakup Tunç ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Meryem, saçlarını kökünden kesip erkek giysileriyle sokaklara karıştığında, içinde biriken öfkenin ağırlığını hissediyordu. Hamamın kapısından içeri adım attığında, kimse onun bir kadın olduğunu fark etmedi. Gözlerini göbek taşında kese yapan tellaktan alamadı; yılların kini, parmaklarının ucuna kadar yükselmişti. "Beni yaktın, şimdi sıra bende!" diye haykırıp bıçağı adamın boğazına sapladığında, etrafa saçılan kanın sıcaklığını bile hissetmedi. Yanındaki tellak, dehşetle donakalmıştı. Meryem, ona da aynı sözlerle saldırdı, bıçağı tekrar tekrar saplayarak öfkesini kusarken, hamamın duvarları çığlıklarla yankılanıyordu. İki adamın cansız bedenleri yerde yatarken, Meryem soğukkanlılıkla başlarını gövdelerinden ayırdı. Birini sağ kolunun, diğerini sol kolunun altına sıkıştırıp dışarı fırladığında, caddenin ortasında toplanan kalabalığın önüne attı bu kanlı ganimetleri. O an, sadece intikamın değil, yıllardır.