Marx
Barış Parkan★★★★★
4.0 · 12 değerlendirme
Kitap Hakkında
Karl Marx, felsefe tarihine bakarken onu bir yabancılaşma öyküsü olarak çözümler; düşüncenin insandan uzaklaşmasının izini sürer. Hegel’in durduğu yerde o, durmaz; felsefenin sınırlarını yoklar, duvarlarını aşındırır, savunma mekanizmalarını parçalar. Ne var ki bu eleştiri, hikâyenin sonu değil, yeni bir başlangıç olmalıdır. Marx’ın filozoflara yüklediği sorumluluk, hem bir insan hem de düşünür olarak ağırdır ve hâlâ yerine getirilmeyi bekler. Onun ardından gelen düşünürlerin çabalarını yok saymak değil, aksine şu gerçeği hatırlatmak gerek: Felsefe, Marx’ın anladığı biçimde dünyayı dönüştürmedikçe, sadece bir kesimin zihinsel uğraşı olarak kalacak; emek, üretim ve eylemle bütünleşemeyecektir. Düşüncenin pratiğe dökülmediği yerde, felsefe de eksik kalır.