Mahşerin Esrarı
Mehmet Nuri Parmaksız ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Aşk, bazen bir mahşerin eşiğine kadar sürükler insanı; ne göğe sığar ne toprağa. Sevda dedikleri, işte bu sonsuzluğa açılan kapıdır. Gönül, sevdiğine kavuşunca şenlenir, ayrılıkta ise mahkûm olur ama yine de şikâyet etmez. Çünkü bilir ki gerçek aşk, Yusuf’un kokusunu ancak Yakup’un alabileceği gibi, derin ve gizemlidir. Sevgiliye seslenir: "Gel, her şeyini al, tahtımı bile vereceğim sana." Bakışlarıyla yakıp geçen, aşkıyla mahşere kadar sürükleyen bir sevda bu.
Mehmet Nuri Parmaksız, Esrar Dede’den Şeyh Galib’e, III. Selim’in sarayına uzanan bir yolculuğa çıkarıyor okuru. Beyhan Sultan ile Şeyh Galib’in ertelenmiş aşkı, mahşerin gölgesinde şekillenir. Gerçek sevda, şükürle yoğrulmadıkça geçicidir. Âşık, sevdiğine teslim olmalı, her fedakârlığı göze almalı, yanındayken bile özlem duymalıdır. Oysa günümüzde çoğu aşk, sonlu dünyaya saplanıp kalır; sonsuz olanı gözden kaçırır. Asıl önemli olan, mahşerin ve.