Mağaradaki İz
Ruşen Tutku ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Dağların soğuğu kemiklerine işlerken, daracık mağaranın içinde nefes almak bile güçleşmişti. Dışarıdaki savaşın gürültüsü uzaklarda kalmış, yerini sessizliğin ağırlığına bırakmıştı. Yaralı bedenler, birbirine yaslanmış halde, zamanın akışını unutmuştu neredeyse. Açlık ve yorgunluk, her geçen an daha da derinleşen bir uykuya davet ediyordu onları. Göz kapakları ağırlaşsa da zihinleri durmak bilmiyordu; geçmişin kareleri, bir film şeridi gibi gözlerinin önünden akıp gidiyordu. Aralarında fısıldaşmalar azaldıkça, her biri kendi yalnızlığına gömülüyor, sessizlik daha da boğucu hale geliyordu. Kuşatılmışlık duygusu, mağaranın karanlığıyla birleşince, umut ışığı da gitgide sönüyordu. Dışarıda hayat devam ederken, burada zaman donmuş gibiydi. Her biri, kendi savaşını verirken, bir yandan da hayatta kalmanın mücadelesini veriyordu.