Lüzumsuz Kadın
Rabih Alameddine★★★★★
5.0 · 15 değerlendirme
Kitap Hakkında
Beyrut’un savaş yorgunu sokaklarında, kitapların arasında sessizce yaşayan Aaliye Saleh’in dünyası, yalnızlığın ve tutkunun ince çizgisinde şekilleniyor. Her yıl bir klasik eseri Arapçaya çeviriyor, sayfalarını doldurduğu cümleleri ise yalnızca kendi gözleri görsün diye bir kutuda saklıyor. Otuz yedi çeviri, otuz yedi sır gibi. Kimse bilmiyor, kimse sormuyor. O da sormuyor zaten; çünkü biliyor ki sanat, dünyayı değiştirmek için değil, kendini var etmek için var.
Rabih Alameddine’nin kaleminden çıkan bu hikâye, savaşın gölgesinde bile umudun peşinden koşan bir kadının iç hesaplaşmalarını anlatıyor. Aaliye, Pessoa’nın melankolisiyle, Fowles’un isyanıyla, Sebald’ın hafızasıyla beslenirken, Beyrut’un kaosunda kendi bahçesini yeşertmeye çalışıyor. Kimine göre lüzumsuz, kimine göre vazgeçilmez bir varoluşun öyküsü bu. Yalnızlık, çevirinin sihri ve insanın kendine sorduğu sorularla dolu bir roman.