Leyla’dan Mevla’ya
Erkan Akbulut ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
İnsanın içi öyle bir sıkışır ki kimi zaman, asıl sahibine ulaşmak için kendinden geçmenin vakti geldiğini anlar. Kendinden geçmek, yok olmak değil; aksine, gerçek varışa adım atmaktır. Aşkın yolculuğunda kelimeler köprü olur bazen, ama öyle anlar gelir ki hepsi kifayetsiz kalır. Zayıf bir varlık olan insan, her şeyden önce sağlıklı bir bağa muhtaçtır. Zamanla, ölümlü dünyanın sohbetleri yetmez olur; gönül, Yaratıcı ile konuşmak ister. İşte o an, duygular dile gelir, kelimeler can bulur. Sevginin ateşi öyle bir sarar ki bedeni, artık geçici olan hiçbir şey görünmez olur. İnsan, gerçek dosta kavuşmanın yolunu arar durur; kimi zaman çıkmazlara düşse de, nasip varsa Rahman’ın lütfu yetişir ve yeniden yürümeye başlar bu çileli yolda. Böyle bir yükü taşımak kolay mıdır? Gerçek aşka talipsen, cefaya dayanacak, sefaya yüz vermeyeceksin. Bu satırlar, insanın faniliğini hatırlatmak, nefsine uyup çıkmazlarda kaybolmamasını sağlamak için yazıldı.