Leyla
Hediye Durmiş ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Nevşehir’in peribacaları, alacakaranlığın sessizliğinde dimdik duruyordu. Leyla, çıplak ayaklarıyla toprak yolda ilerlerken, incecik beyaz elbisesi rüzgârda dalgalanıyordu. Gözleri, hem geçmişin ağırlığını hem de kaçınılmaz sona teslimiyeti taşıyordu. Arkasında, bir zamanlar umutların soluk aldığı eski hastane binası yükseliyordu; şimdi camları kararmış, kapısı bomboştu. O yer, artık bir vedanın son durağıydı. Toprağın kıyısındaki beyaz güller, geceye inat dimdik durmaya çalışsa da yaprakları birer birer dökülüyordu. Her yaprak, yaşanmamış bir günün, söylenmemiş bir sözün yasıydı. Leyla, geride bıraktığı her şeyin hüznünü sırtlanmış, zamanın bile durup saygıyla başını eğdiği o anın içindeydi.