Leyl
Eren Kazım Yıldırım ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
İkimiz de artık o eski hikâyenin parçası değiliz; sen cennet bahçesindeki masumiyetini yitirdin, ben de yasak meyvenin cazibesine kapılan günahkâr oldum. Yağmur damlaları gibi düşüp kaybolmadık birbirimize, Eylül’ün serinliğinde solan yapraklar da değiliz. Sadece yazdan arta kalan, akşam güneşinin son ışıkları gibiyiz; ne tam sıcak, ne de büsbütün soğuk. Gülüşlerin yazın coşkusunu taşımıyor artık, hüznün de sonbaharın ağırlığını. Sen gidince, geriye kalan her mevsim, ayazın acımasız dokunuşuyla üşüyecek. İki yitik, iki yarım; geçmişin izlerini sürerken, geleceğin boşluğunda savrulan gölgeleriz yalnızca.