Kuyunun Dibindeki Taş
Bilinmeyen Yazar ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Bir fotoğraf, zamanın durduğu o karede saklı olanları fısıldar adeta. Gözlerimiz o görüntüye her dokunduğunda, belleğimizde biriken anılar, duygular ve yaşanmışlıklar canlanır; geçmişin kapısı aralanır. Fotoğrafın çerçevesi içinde başlayan bu yolculuk, bazen sınırları aşar, bazen de o kadrajın dışında kalanlarla yüzleşmemizi sağlar. O anın tanığı olan görüntü, aslında çok daha büyük bir hikâyenin yalnızca küçük bir parçasıdır. Gerçek, fotoğrafın ötesinde, sessiz çığlıklarla bekleyen bir bütün olarak durur. Ne kadar çabalarsak çabalayalım, o anın tüm hakikatine ulaşmak imkânsızdır; çünkü gerçeği bilen yalnızca o karede donup kalanlardır. Biz ise, o fotoğrafın büyüsüyle geçmişe dönüp, unutulmazı yeniden yaşarız. Duygular, gözlerimizden süzülürken, tarih bize sayılarla, istatistiklerle seslenir. Oysa insan, bir rakamdan ibaret değildir; acının, kaybın, umudun ta kendisidir.