Kutsal Mağara
Cüneyt Buğra Demir ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Havaalanının soğuk metal koltuğunda otururken, geçmişin gölgeleri zihninde canlanıverdi. Yanında duran adamı ilk gördüğünde tanımamıştı; sulu boya bir portre gibi belirsizdi yüzü. Sonra fark etti: o da kendisiydi. Göz göze geldiklerinde, adamın bakışlarında bir yabancılık, bir kuşku vardı. "Delirdim mi yoksa?" diye geçti içinden. Denizin tuzlu kokusu, etin ağırlığı, lağımın keskinliği burnuna dolarken, amcasının sözleri kulaklarında çınladı. "Belki de o bir ruhtu," diye düşündü. Saf, beyaz bir ruh. Kırmızı ceketli adamın varlığıyla birlikte, çocukluğunun o gizemli öğütleri zihninde canlandı. Hücreler, atomlar, et ve sinirler... Hepsi bir anda, bir film şeridi gibi akıp gitti. Mağaranın derinliklerinde, hem geçmiş hem gelecek kristal bir kürede dans ediyordu sanki. Kendini mi arıyordu yoksa? Ya da kaybettiği bir parçayı mı?