KURTUBA'NIN ALTIN ÇAĞI
Nurettin Taşkesen ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Endülüs’ün sekiz yüzyıllık serüveni, bir düş müydü yoksa karanlıkta kalan Avrupa’ya ışık saçan bir medeniyet mi? Kaybettiğimiz bu eşsiz coğrafyaya ağlamak yerine, onun altın çağını tüm yönleriyle gün yüzüne çıkarmak gerek. Kurtuba, o dönemde Avrupa’nın bilmediği bir aydınlanmayı temsil ediyordu. Gece karanlığında titreşen meşalelerin gölgesinde kalan Paris, Viyana ya da Roma sokakları, Kurtuba’nın aydınlık ve güvenli caddelerinin yanında soluk kalıyordu. Avrupa’nın temizliği unuttuğu çağlarda, Kurtuba’da yüzlerce hamam şehrin her köşesine yayılmış, temiz su evlere kadar ulaşmıştı. Kralların saraylarında bile ancak onlarca kitap bulunurken, Halife II. Hakem’in kütüphanesi dört yüz bin ciltlik bir hazineye ev sahipliği yapıyordu. Avrupa’nın ilk kâğıt fabrikası Endülüs topraklarında kuruldu; seri üretimle üretilen kâğıtlar dünyaya yayıldı. Franklar, Romalılar ve Bizanslılar, prenslerini eğitim almaları için.