Kurtuba Prensesi
Abdulhamid Cude es-Sahhar ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Endülüs’ün altın çağı, Kurtuba’nın görkemli sokaklarında soluk alıyordu. Zehra Sarayı’nın bahçelerinden süzülen yasemin ve portakal çiçeği kokuları, sabahın erken saatlerinde bile havayı tatlandırıyordu. Üniversiteye giden öğrencilerin uğultusu, saray meydanında yankılanırken, genç bir katip olan Muhammed bin Ebî Âmir, küçük dükkânının eşiğinden bu manzarayı izliyordu. Yirmi üç yaşında, keskin zekâsı ve etkileyici duruşuyla dikkat çeken bu genç, halkın dertlerini kaleme alarak geçimini sağlıyordu. Ataları, Endülüs’ün fethinde Târık bin Ziyad’la omuz omuza savaşmış Muazoğulları’ndandı. Kurtuba’da doğup büyümüş, üniversitede aldığı eğitimle bilgisini pekiştirmişti.
Her gün sarayın önünden geçerken, gözleri onun ihtişamına takılır, içindeki ateş yeniden alevlenirdi. Büyük hayalleri vardı; bu hayaller, sarayın kapılarından geçmekle başlayacaktı. Hırsı, sınır tanımayan bir nehir gibi akıyor, geleceğe dair.