Kur’an ve Diğer Semavi Kitaplara Göre Kölelik
Osman Kaya ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
İnsanlık, yaratılışın en şerefli varlığı olarak yeryüzüne adalet ve sorumlulukla gönderilmişken, tarih boyunca bu onuru ayaklar altına almayı seçti. Dönemden döneme değişen toplumsal yapılar içinde, insanlar hemcinslerine zulmetmekten, onları bir eşya gibi görmekten çekinmedi. Antik Yunan’da filozoflar, insanları soylular ve köleler diye ikiye ayırırken, köleliği doğal bir düzen olarak meşrulaştırdılar. Aristoteles’e göre köle, efendisinin malından farksızdı; Platon ise onu bir nesne olarak tanımladı. Eski Mısır’da köleler firavunun mülkü sayılırken, Hindistan’da bazı kastlar tanrının ayaklarından yaratıldığına inanılarak aşağılanıyordu.
Kur’an ise köleliği ortadan kaldırmayı ahlaki bir hedef olarak gösterdi, peygamber de bu yönde adımlar attı. Ne var ki, tarih bu idealin aksine ilerledi. İslam fetihleriyle birlikte kölelik yeniden yaygınlaştı, hatta sistemleşti. Bu kitap, semavi metinlerin kölelik.