Küçük Bukowski Sözlüğü
Ali Ulvi Özdemir ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Toplumlar duyarsızlaştıkça efendilerle köleler arasındaki çizgi bulanıklaşır; asıl trajedi, kölelerin zincirlerini görememesindedir. Bukowski’nin satırlarında bu körlüğün acımasız yankısını buluruz. Çukurdan çıkmaya çalışan, oradakiler tarafından aşağı çekilir; çünkü farkındalık, çoğunluğun kabullendiği uyuşukluğa tehdittir. "Başka yol yok" diyen ses, hem çaresizliğin hem de öfkenin yankısıdır: Çukurun dışında kalanlara duyulan hınç, kendini değiştiremeyenin isyanı. Bukowski’nin dünyasında yalnızlık, duyarlı insanın tek sığınağıdır; çünkü bozulmamak, bedeli ağır bir tercihtir. Ruh üşür, beden kaçar, dil susar. Öfke, şarkısız ve şiirsiz kaldığında, benimsenmiş bir teslimiyete dönüşür.
Çukurda kalanlar, dillerini yitirdikleri için oradadır. Çukurun sahipleri ise önce şiiri, türküyü, farkındalığı susturmak ister. Çünkü şiir, kıvılcımdır; uyanışı temsil eder. Yer altı nehirlerinde akmasının nedeni, onu.