Kral Soytarı Donu Giyer
Mazhar Furkan Torun ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Yaşam, bir çıkış kapısına doğru savrulan adımların arasında sıkışmış gibiydi. Onun öfkesi bana değil, kendineydi; çünkü fark edilmekten değil, farkında olmaktan korkuyordu. Kırışıklıklar, bedenimizin değil, varoluşumuzun kaçınılmaz damgasıydı sanki. Hepimiz buruşuk birer kâğıt gibi doğuyor, aynı buruşuklukla toprağa karışıyorduk. İki çizgi arasındaki bu kısa serüven, çoğu zaman sadece çizgilerin kendisine takılıp kalmaktan ibaretti. Sevgi bile, gençliğin pürüzsüz yüzeyinde anlam kazanıyor, yaşlandıkça acımasız bir alay gibi görünüyordu. Düşüncelerimiz çürürken, tenimizin çöküşüne odaklanıyorduk sadece. İnsanlığın peşinde koştuğu tek şey, belki de kırışmadan sevebilmek, çökmeden gülmekti – oysa çöküş, düşüncenin bile önüne geçiyordu.