Koşan Ay
Abdullah Kundakçı ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Meryem, çocuklarıyla geçirdiği günlerde huzur bulsa da yüreğindeki özlem bir türlü dinmiyordu. Batum, hep zihnindeydi; çocukluğunun geçtiği o topraklar, akrabalarının sesleri, komşuların sıcak gülümsemeleri... Masmavi denizin dalgaları, portakal bahçelerinin kokusu, yemyeşil çayırlarda koşan kuzular... Hepsi bir film şeridi gibi gözünün önünden geçiyordu. Oraya dönmek istiyordu ama cebinde ne bir bilet parası ne de bir yolculuk umudu vardı. Derken aklına babasının garip bir nesneyle yaptığı seyahatler geldi: Küçük, küpe benzeyen, çan sesini andıran o tuhaf şey... Babası bu garip aletle nasıl olup da uzak diyarlara gitmişti? Meryem, bu gizemli küpü bulup Çiftlik köyüne getirmeyi kafasına koymuştu. Peki ama nasıl çalışıyordu bu şey? Batum’a götürür müydü onu? Sorular zihninde dönüp dururken, bir umut ışığı da yanıp sönüyordu içten içe.